’50 km. Yürüyüş’ ultramaraton mudur?

Yohann Diniz. Foto: Bryn Lennon/Getty Images

Bir anket yapılsa ve ‘Atletizm denince aklınıza gelen ilk beş dalı söyleyin’ dense zannederim çok az kimsenin listesinde ‘Yürüyüş’ olurdu. Dile getirenler arasında da sıralaması beşincilikten yukarısı olmazdı gibime geliyor. Ya da ‘Robert Korzeniowski kimdir?’ diye sorulsa ‘Soyadından bir Polonyalı olduğunu düşünüyorum’ cevabı ‘Yıldızlı Pekiyi’ kategorisinde değerlendirilirdi. (kendisi Avrupa, Dünya, Olimpiyat Şampiyonu bir yürüyüşçü) Atletizmin genelde ‘koşu’ ile anıldığı düşünüldüğünde (atma ve atlama dalları da sıklıkla geri planda kalmıştır) aslında bunu çok da yadırgamamak lazım.

‘Yürüyüş’ adı altında resmi yarış mesafeleri 20 km. ve 50 km. Sıklıkla diskalifiyelere rastladığımız bu branşta kurallardan biri, bir ayağın her zaman yerle temas etme zorunluluğu. (Aynı anda iki ayak da havada olamaz) Diğeri de o tuhaf kalça hareketi ile sonuçlanan, öncü ayağın yerle temas ettiği noktadan vücut o noktayı geçene dek yerdeki bacağın dik şekilde kalma mecburiyeti. İşin teknik ve kural kısmını bir yana bırakıp biz ana konumuza dönelim.

Bir yürüyüş yarışı ultramaraton kabul edilebilir mi?

Maraton mesafesinden (42195 metre) uzun olan her koşu yarışı ‘Ultramaraton’ olarak tanımlanmakta. Peki adında ‘Yürüyüş’ geçen ve üstelik koşmanın (‘aynı anda iki ayak da havada olamaz’ kuralı) yasak olduğu bir branş, 50 km uzunluğunda da olsa nasıl ultramaraton olabilir? Bu duruma iki farklı açıdan bakabiliriz.

Birincisi; ultramaraton bir yana, maratonlarda dahi birçok amatör sporcu maratonun belli kısımlarında (veya tamamında) yürür. Maraton bir koşu yarışı olmasına rağmen yürümek kural dışı değildir. Bitiş çizgisini belirlenmiş süre içinde dışarıdan yardım (insan, motorlu/motorsuz taşıt vb.) almadan geçen herkes o maratonu bitirmiş sayılır. (Maratonda yürümenin birçok farklı sebebi olabilir; nabzı düzenlemek, geçmiş antrenmanların buna yönelik olması, yorgunluk vb.) Ultramaratonlarda ise elit koşucuların dahi belli bölümlerde (özellikle dik yokuş çıkışlarında) yürüdüğünü görmek çok olağandır.

İkincisi ise; ‘50 km. Yürüyüş’ sporcuları gerçekten yürüyor(!) mu? Şimdi sıkı durun. 50 km. Yürüyüşte dünyanın en iyi derecesi 3:32:33 (2014 Avrupa Şampiyonası-Zürih) ile Fransız sporcu Yohann Diniz’e ait. Bu şu demek; saatteki hızı 14 km.’den fazla ya da başka deyişle 1 km.’yi yaklaşık 4:15 dk.’da katediyor.

Bu hız çoğu amatör maraton koşucusunun hızından yüksek. Aslında şöyle demem daha doğru olurdu; bu yürüyüş hızı çoğu amatör maraton koşucusunun koşu hızından yüksek.

2017’de Londra’da düzenlenen Dünya Atletizm Şampiyonası’nda da 50 km. Yürüyüşte 3:33:12 ile şampiyona rekoru kırarak 1. olan Yohann Diniz’in kilometre geçiş sürelerine yakından bakalım.

Kaynak: iaaf.org

Diniz’in bu yarışta maraton mesafesini yaklaşık 3 saat civarında geçtiğini görmekteyiz. 5 km. geçişleri 20:33 dk. ile 22:46 dk. arasında değişmekte. 5 kilometreyi 23 dakika civarında koşabildiğinizi ve bunu art arda 10 kez tekrarlayabildiğinizi düşünün. 50 km.’yi 4 saatin altında bitirmiş oluyorsunuz. Bu gerçekten çok iyi bir süre. Şimdi baştan bir kez daha düşünün; bu mesafenin tamamını yürüdüğünüzü!

Başlığı tekrar hatırlayalım. ’50 km. Yürüyüş’ ultramaraton mudur? Bence ultramaratondur. Sizce?

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*