Empire State Binası Merdiven Çıkma Yarışı (Empire State Building Run-Up / ESBRU)

Yıl 1998. Şubat ayı için hava oldukça iyi sayılır. Keskin bir Manhattan soğuğu ama yağış yok. Üniversite yeni bitmiş ve ABD’de kalsam mı Türkiye’ye dönsem mi ikileminde kuzenim Tamer Turan ve sevgili eşi Birgül ablaya misafirim. Sabah Plainfield’den (New Jersey) bindiğim tren beni adeta bir örümcek ağı gibi örülmüş devasa Penn Station’a (New York) getiriyor. Amacım ilk kez geldiğim Manhattan’ı bir kaç saatliğine de olsa gezebilmek. Sadece bir kaç on metre içinde New York’ta geçen hemen her filmde veya dizide bir şekilde karşıma çıkan Knicks‘in evi Madison Square Garden, Macy’s, Broadway ve tabii ki Empire State. Manhattan’daki onlarca gökdelenden biri; belki de en ünlüsü.

Yıl 2013. Şubat ayı için hava oldukça iyi sayılır. Keskin bir Manhattan soğuğu ama yağış yok. Tam 15 yıl önce önünden yürüyerek geçtiğim tarihi gökdelenin içindeyim. Bu sefer amacım farklı; 86 kat merdiveni en kısa sürede çıkabilmek.

24 Nisan 2011’de İstanbul Sapphire’de düzenlenen (bildiğim kadarıyla Türkiye’deki ilk resmi merdiven çıkma yarışı) ‘Kolon Kanseri Bilinçlendirme Koşusu’nu ilk sırada bitirmenin ödülü aslında ESBRU’ya katılım hakkı değil, kanser araştırmalarına bağış toplamak ve farkındalık yaratabilmek adına 2012’de ABD’de düzenlenecek olan ve MMRF’in (Multiple Myeloma Research Foundation-Multiple Miyelom Araştırma Vakfı) desteklediği herhangi bir koşuya katılmaktı. Ancak bu koşuların tamamına yakını 5 mil (yaklaşık 8km) uzunluğundaydı. Organizasyonla aylar süren yazışmalar, telefon görüşmeleri, organizasyon firması değişikliği derken, yetkilileri 2013 yılında düzenlenecek ESBRU’ya katılmam konusunda ikna edebildim. ESBRU organizasyonunda yer alan MMRF hem direkt kanser araştırmaları yapan bir vakıftı hem de aynı branşta düzenlenecek bir yarışa katılabilecektim. 2012 Sapphire birincisi Coşku Mutlu ile bu yarışa katılmak üzere New York’un yolunu tuttuk.

Hazırlık Süreci

ESBRU 2013’e katılacak olmam kesinleştikten sonra rutin koşuların dışında olabildiğince çok yokuş antrenmanı yapmaya çalıştım. Bunun dışında işte, evde, şehirde bulabildiğim tüm merdivenleri çıktım diyebilirim. Alınan izinle Sapphire’de çok verimli 2 antrenman yapma şansım da oldu. Bu antrenmanların her ikisinde de Sapphire yarışındaki gibi 54. kata olabildiğince hızlı çıkmaya çalıştım ve merdivenlerden hafif tempoda inerken her 4-5 katta bir, tekrar 1-2 kat yukarı en hızlı şekilde çıktım. Bunu giriş katına ulaşana dek bir interval antrenmanı şeklinde devam ettirdim.

Sapphire 2011 ve ESBRU 2013 arası dönemde rutin koşu antrenmanlarının dışında resmi olarak üç ultramaraton (Çekmeköy, LYUM, RFC), iki macera koşusu yarışı (Kurabiye) ve bir 15km (Avrasya) koştum.

New York’a sadece 3 gün için gidiyor olup 2. günün akşamında bir binanın tepesine koşturacak olmam beni biraz düşündürüyordu. Avrupa Dağ Koşusu şampiyonu milli atletimiz Ahmet Arslan 2012 yarışında 3.sırada giderken 50. kat dolaylarında şiddetli baş dönmesi yaşadığını söylemişti. Bu durum onun sıralamada gerilere düşmesine sebep olmuş ve son metrelerde geçilerek yarışı genel sıralamada 8. tamamlamıştı (Erkekler ilk sekizde yer alan koşucuların finişini videoda 3:57-4:43 arası seyredebilirsiniz.)

Ahmet’in anlattıkları, saat farkı, Empire State’in Sapphire’den 32 kat ve 280 basamak daha fazla olması gibi konular kafamı kurcalıyordu. (Sapphire 54 kat/1296 basamak. Empire State 86 kat/1576 basamak).

Yarış

Starttan sadece bir kaç metre sonra bir kapıdan merdivenlere girildiğinden kendilerine iyi bir pozisyon alabilmek adına elitler (sayıları az olduğu için toplu çıkıyorlar) oldukça agresif olabiliyorlar. 2012 elit startını videoda 3:10’dan itibaren izleyebilirsiniz. Ekranın sağındaki saç bantlı koşucu Ahmet Arslan. Benim de içinde bulunduğum gruptaki herkesin 5 saniye ara ile çıktığını (time trial) ve sürelerin ayakkabıya takılan çipler sayesinde tutulduğunu hatırlatmak isterim.

Start sonrası ilk 5-6 katı oldukça hızlı çıktığımın farkına varıp frene basıyorum ve kendime basit bir hedef koyuyorum; arkamdan başlayacak olanlardan kimseye geçilmeyecek ve sabit bir tempoda gitmeye çalışacak ve hiç durmayacaktım. Katlar ilerledikçe önümde start almış olan koşucuları geçmeye başlıyorum. Daha önce bazı yarış videolarında gördüğüm üzere tırabzanları kullanarak kollarımla kendimi olabildiğince güçlü yukarı çekiyorum. Bu bacaklarımın diri kalmasında büyük rol oynayacaktı. Kimi arkadan gelenleri gördükçe tempo düşürüyor, yol veriyor kimi ise geçilmemek için temposunu arttırmaya çalışıyor.

Hatırladığım kadarıyla 50. kat civarlarında uzunca iki koridor geçip yaklaşık 30-40 metre koştuktan sonra yine merdivenlere yönlendiriliyoruz. Bildiğim kadarıyla burası asansörlerin de değiştirilebildiği binanın ortalarında bulunan otel lobisi görünümlü bir kat; ya da o yorgunlukla ben öyle algılıyorum.

Bu kadar kısa bir koşu bile merdivenlerde yıpranmış bacaklara iyi (!) geliyor. Sonlara yaklaştıkça tempomun düştüğünü hissediyorum ama durmak yok. Benden 2 dakika kadar önce start almış Coşku’ya rastlamıyorum; şu sıralarda bitirmiş olmalı (16 dakika 15 saniyede bitirdi) diye düşünerek devam ediyorum. 80.kat levhasını gördükten sonra ilk 5-6 katı nasıl çıktıysam son 5-6 katı da o kadar hızlı çıkıyorum, ya da algım bu yönde. 86. kat da bitiyor ve bir anda kendimi açık havada gözetleme katında (observation deck) buluyorum. Bu katın çevresinin neredeyse tamamını koşarak güçlü bir finiş yapıyorum; bu gücü nereden bulduğumu bugün bile hala anlayabilmiş değilim. Saatimdeki kronometreyi durduruyorum. Süre vasat ama çok mutluyum. Benden sonra start alan kimseye geçilmedim ve hiç durmadım.

Hayatımda böyle tuhaf bir yorgunluk yaşamamıştım. Yarış 15 dakika sürmüş olacak ve ciğerlerimle, kalbim neredeyse ağzımdan çıkacaklar. Ahmet’in 11 dakika civarı olan derecesi aklıma geliyor ve bu işi yapanlara ne kadar büyük bir saygı duyduğumu bir kez daha kendime hatırlatarak Empire State’ten Manhattan’ın muhteşem gece manzarasına dalıyorum.

Yarış Bilgileri

36. Empire State Building Run-Up New York, ABD

Tarih: 06 Şubat 2013

Mesafe: 86 kat–1576 basamak (320m.)

Süre: 15 dakika 04 saniye

Genel Sıralama:71/726

30/39 Yaş Grubu:31/182

Bu sene 41.si düzenlenecek olan ESBRU 7 Şubat 2018 Çarşamba günü yerel saatle 20:00’de başlayacak. Bu yarışı kadınlarda 8 kez kazanan Suzanne Walsham ve erkeklerde 7 kez kazanan Thomas Dold bu branşın en önemli isimlerinden.

İlginizi çekebilecek diğer kaynaklar

Caner Odabaşoğlu’nun ESBRU 2012 yazısı

Caner Odabaşoğlu’nun ESBRU 2013 yazısı

Caner Odabaşoğlu’nun Eyfel Kulesi Dikey Yarışı 2015 yazısı

Tower Running World Association

2018 ESBRU Sonuçları

 

2 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*